Trend olanın doğru olduğu yeni bir dünyada yaşıyoruz. Gluten de son yıllarda inanılmaz damgalanan ve düşman gösterilen bir şey haline geldi, laktozdan bile büyük hedef oldu. Hatta çoğu insanın gündelik hayatını glutensiz diyetleri oluşturmakta ve her fırsatta bunu dile getirmektedirler.
Şimdi size anlatacağım çalışma da bu kişiler hakkında:
Çölyak hastalığı veya buğday alerjisi olmayan, kişilerin kendilerinin tanı koyduğu (self-reported) gluten hassasiyeti olan 18-70 yaş arası insanlar bu çalışmaya alındı. Bu kişiler gluten tükettikten sonra 8 saat içinde sindirim sistemi sorunları yaşadıklarını iddia ediyorlardı.
Çalışma yulaf ekmeğiyle yapıldı. Sabah kahvaltıda ve öğle yemeğinde 2 dilim yulaf ekmeği yediler. Katılımcılar yedikleri ekmeklerin glutenli-glutensiz olmasından haberdar değildi. Glutenli yiyeceği söylenen gruba hem glutenli hem glutensiz ekmek verildi. Glutensiz yiyeceği söylenen gruba da hem glutenli hem glutensiz ekmek verildi.
Gluten tükettiğini sanan grup ekmek farketmeksizin gluten tükettiğini bilmeyenlerden çok daha kötü gastrointestinal semptomlar (şişkinlik, halsizlik, karın ağrısı) yaşadılar. Buna ‘nocebo’ etkisi diyebiliriz.
Nocebo etkisi negatif düşünceyle negatif sonuç beklentisidir. Yani semptomları kafanızda kurarsınız. Bu çalışma, kimsenin gluten hassasiyeti olmadığını söylemiyor.
Çölyak hastalığı olmayan birinin de gluten intoleransı olabilir, bu insanların çoğunun semptom sebebi yalnızca gluten değil, IBS olabilir veya FODMAP intoleransları da olabilir.
Örneğin, FODMAP kısıtlı diyet yapan bir kişinin gaz ve karın ağrısı semptomları azalabilir ve bu tek başına glutenle ilgili değildir.
Beslenme üzerine güncel araştırmalar için diğer yazılarıma gözatmayı unutmayın.
Diyetisyen Seray Yılmaz

